Lider Haber

İstanbul Fethedildi

İstanbul Fethedildi
Hasan Karabulut
Hasan Karabulut( hasan@liderhaber.com )
28 Mayıs 2020 - 11:52

 

 

Bir süre ara verdiğim İstanbul fetih yazısına devam ediyorum..

Haliç’in ele geçirilmesi, şehirde başlayan kıtlık, surlardan daha yüksek yapılan kule, sinirleri bozucu  top sesleri ile artık Bizans’ın düşeceği surların aşılacağı olayını dost düşman kabul eder olmuştu.

 

Sultan Murat Han’ın damadı Kasım Bey’i 2. Mehmet Bizans imparatoruna elçi olarak tekrar gönderdiğinde, tarih 23 Mayıs’tı.

 

‘Teslim olmaları halinde, imparator ve ailesinin istedikleri yere güvenle gidebilecekleri, halkın normal yaşamlarına devam edebilecekleri hanedan ailesiyle dostane ilişkilerin devam ettirileceği, teslim olmama durumunda ise hanedan ailesinin idam edileceği halkın esir alınacağı, Osmanlı Ordusu’nun yağma yapmasına izin verileceği’ tebliğ edildi.

 

İmparator, ‘şehri teslim etmeyeceklerini ancak kuşatmayı kaldırılması halinde vergi vermeyi kabul edeceğini’ söyledi.

25 Mayıs’ta Macarlar ordugaha elçi gönderdiler.

Kuşatmanın kaldırılmasını aksi takdirde Macar-Bizans işbirliği ile hazırlanan bir haçlı ordusunun saldırısına maruz kalacaklarını ilettiler.

Bunun üzerine şu’rasını toplayan 2. Mehmet, Sakız Adası’na ulaşmış düşmanı haber verir ve fikirlerini sorar.

Şu’ra da, Çandarlı’nın cılız itirazı hariç ‘kuşatmanın devamına’ kararı verilir.

 

29 Mayıs günü sabah namazı hep birlikte kılındı.

Sultan 2. Mehmet yaptığı veciz konuşma sonrasında, ‘şehre zarar vermemelerini fetih gerçekleşince 3 gün askerin ganimet toplamaya hakkı olduğunu’ söyler.

 

‘Ey benim paşalarım, ağalarım, kahramanlarım. Bu şehrin kuşatması inşallah fetihle neticelenecektir. Bizim bu karardan dönmemiz mümkünsüzdür. Ya Konstantiniyye beni alır ya ben Konstentiniyye’yi. Yoldaşlarım Peygamberimizin övgüsüne mazhar olmamız için ramak kaldı. Lakin, her yönden muhafazalı şehri almanın kolay olacağını düşünmeyin. Bu gün kararlığımızı ortaya koyma günümüzdür. Bu gün hakkın batılı yok etme günüdür. Bu gün Muhammed’in günüdür. Bu gün yeni bir devrin başlayacağı bir gündür. Bu gün Allah bizimledir.

Ümmetin duası bizimledir. Eyüp Sultan bizimledir.

Üç gün boyunca şehri ganimeti size helaldir. Şimdi, bu şehre zarar vermeden halka zulmetmeden cenge koyulalım. Gazanız mübarek olsun, Allah yardımcımız olsun!’

 

Bu konuşmadan sonra adeta askerler düğüne gider gibi cenge koyulmuşlardı.

Bizans halkı asillerle Ayasofya’da titreyerek ayin yapıyordu. Bu kuşatmanın diğer kuşatmalardan, bu askerin diğer askerlerden, bu Sultanın diğer sultanlardan farklı olduğunu kabullenmiş, çaresizlik içinde bekleyişlerini sürdürüyorlardı.

Bir yandan toplarla surlar dövülüyor, yiğitler dört koldan surlara adeta karıncalar gibi üşüşüyor, diğer yandan dua dilden bırakılmıyor, gökyüzü tekbirlerle inliyordu.

Ulubatlı Hasan,  bayraktar olduğu halde verilen bir kararla ikinci bölüğe geçirildi.

Bu kararı pek beğenmemesine rağmen itaat etti.

İlk bölük tamamen şehit düşmüştü. Zaten bayraktar olan Ulubatlı, sancağı kaptığı gibi surlara hücum etti. Otuz kadar yiğitte ardından koştu.

Bizans’ın bütün direnmelerine rağmen teknolojik üstünlüğü olan, moral seviyesi yüksek ve imanlı ordu, surlara ulaşmış daha da moralli bir hale gelerek, topyekün, tekbirlerle hücuma geçmişti.

 

Sancak surlara dikilmişti. Ulubatlı oracıkta şehadet şerbetini içmişti.

  1. Mehmet Han sevinç gözyaşlarına boğulmuş, Akşemsettin başını secdeden kaldırdığında gözyaşlarıyla yaptığı dua neticesinde bir sofra büyüklüğünde toprağın ıslandığı görülmüştü.

 

Asker, vaat edilen 3 gün yağma iznine Galata Yahudileri’nden başlamıştı.

Sadece şüpheli görünenler haricinde, halktan kimseye bir şey yapılmamış, korku içerisinde kiliselere sığınan halk, Sultan’ın şefkatiyle karşılaşmış ve oldukça şaşırmışlardı.

 

Bu davranış karşısında kendi halkına adeta zulmeden imparator 11. Konstantin’e, ne olduğu tam olarak bilinmiyordu. Kaçarken askerlerin ayaklarının altında ezildiği tahmin ediliyordu.

Sultan 2. Mehmet, Paşaları ve değerli Hocaları ile Topkapı’dan şehre girdi.

 

Fatih Sultan Mehmet şüphesiz, şersiz, net, kesin bir zafer kazanmıştı.

İstanbul fethedilmişti.

Ortaçağ, tarihin tozlu raflarına kaldırılıp Yeni çağ başlamıştı.

Bu kutlu fethin yıldönümü mübarek olsun.

Günümüzde de yeni fetihlere devam edilsin, duasındayız.

Çünkü insanlığın buna çok ihtiyacı var.

 

LİDER HABER.... HABERİN LİDERİ...