Lider Haber

BÜROKRASİ YOK EDİLİNCE

BÜROKRASİ YOK EDİLİNCE
Ekrem Hayri Peker
Ekrem Hayri Peker( ekrempeker@gmail.com )
25 views
02 Mart 2019 - 12:19
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.


Hatırlarsınız Kilyos açıklarında bir gemimiz alabora oldu. 11 vatandaşımız hayatını kaybetti. Birkaç gün sonra Bursa’da bir boyahanenin buhar kazanı patladı, üçü Suriyeli beş kişi canını kaybetti.

Gemi kazası ile ilgili hiçbir tutuklama olmadı. Buhar kazanı patlayan fabrikanın sahibi ve ne hikmetse iş sağlığı ve güvenliği uzmanı tutuklandı.

Batan gemi ile basında okuduklarım benim için dehşet, kamuoyu içinse sıradan bir haber olarak gazetelerde yer aldı.  Okuduğum haberlerde geminin kaptanı, makinisti ve yağcısının gemide olmadığını yazıyordu. Gemi, Gemlik limanından kalkarken liman müdürlüğünün yaptığı kontrolde gemi mürettebat listesinde gözüken kaptan, makinist ve yağcı görevli memur ayrılır ayrılmaz gemiyi terk etmişler.

Tipik diploma kiralama vakası. Bilhassa eczacılar arasında çok görülen bir şey. Eczane açmak isteyen sermayedar bir eczacıyı sorumlu müdür yapar ve eczaneyi kalfalara teslim eder. Resmi ilan için çıkarılan gazeteler için de bu kural geçerli, Belli sayıda gazetecinin çalıştırılması gerekir.  O kadar gazeteci kadroda gösterilir.

Bu tür uygulamalar sürüp gider, kontrol edilmez, edilse de görülmez. Meslek odalarının da sesi çıkmaz. Bir olay pat lak verdiğinde hamamın namusu kabilinden birkaç haber ve soruşturma açılır, sonra unutulur, olay kapatılır gider.

İsimlerini yani mesleklerini, ya da karnelerini kiralayan ve kontrol öncesi gemiden inen üç kişi hakkında savcılıkça hiçbir işlem yapılmaması işin acı tarafı. Oysa ölen 11 kişinin ölümüne bu kişiler sorumluydu. Bu kişiler karnelerini kiralamasalar, gemide görünmeseler geminin limandan çıkmasına izin verilmezdi. İşin acısı bilhassa eski gemi sahiplerinin çoğunun bu yola başvurduğu gemiye binmeyen kaptan tarafından söylendi. Bu üç kişi ölüme sebebiyetten tutuklansa bir daha bu tür olayları yaşamazdık.

Gelelim buhar kazanı patlayan boyahaneye ve sonrasında yaşananlara. Buhar kazanı patlayan işletmeye yıllar önce bir-iki kez gitmiştim. Burada iplik boyanıyordu. Kimya mühendisi bir meslektaşım kısa bir süre çalışmıştı.  Bu boyahanenin makine parkı eskiydi, bölgenin arıtması yoktu. Bölgedeki tarlalarda kısa sürede boyahaneler yükseldi. Daha sonra bölge sanayi bölgesi ilan edildi. Bölgedeki sanayi tesisleri bir disipline sokulmaya çalışıldı.

Patlamanın tesirini arttıran kazanın üzerine bir kat çıkılmış. Oysa kazanın üstü açık veya yüksek bir çatının üstü ondülin gibi bir malzemeyle kaplanmalıydı. Daha önce Bursa Organize sanayi Bölgesi’nde patlayan kazan yan arsaya uçmuştu. Oysa bu işletmede kazandaki patlamanın etkisini arttıran kazanın üstündeki beton tabya oldu.

İşletmedeki en önemli makinelerden birisi olan kazanın her vardiyada ehliyetli bir kazancısı olması gerekirken burada önemsenmemiş. İşe yeni alınan Suriyelilerin eğitilmedi, çalışma izni olmadığı gün gibi aşikâr.

Peki, burası hiç kontrol edilmedi mi? Kim kontrol edecek? SGK müfettişleri kontrollere çıkamıyor, çıksa ne olacak. Kapatma yetkisi var mı? Büyükşehir Belediye başkanı sürekli olarak altı ay süre veriyordu. Kapatmaya kalkılsa kapatma kararı alan yetkililer kendilerine yer beğenirler.

Daha korkuncu ise Uludağ sanayi Bölgesi başkanının söyledikleriydi. Başkan: “Burada her evin altı bir imalathane. Birisi patlasa onlarca kişi hayatını kaybedecek” dedi.

Seksenlerden sonra bürokrasi iş dünyasına hizmet verecek şekilde dizayn edildi. İşini bilen, siyasetçileri kullanarak yükselmek isteyenler, hak etmediği makamlara gelmek, konumlarını milletvekilliği için kullanmak isteyenlerle doldu. Kimileri işini bilip zenginleşti. Reza’dan hediye almayan memur Teomanlar soluğu Gaziantep’te aldılar.

Kaçak maden ocağı olur mu? Ülkemizde olur. Daha doğrusu göz yumulur. Olmaz diyen memur olursa önce kulağı çekilir, denetlemek isterse sürülür.

Sonra ne olur, Avrupa’da birinci oluruz. Trafik kazalarında ölü ve yaralı sayısında AB ülkelerinin toplam ölü ve yaralı sayısını sollarız. İş kazalarında açık ara AB birincisi oluruz. Nedenini sormayız.

Hafriyat kamyonları ormana, göl ve dere kenarlarına hiç çekinmeden moloz bırakır, nasılsa cezası yoktur… Say say bitmez.

Bursa’nın bir ilçesinde iki binli yılların başında çöp toplama alanı belirlenecektir. Belediyenin seçtiği yer uygun değildir. Bir kamu kuruluşunun olumlu rapor vermesi gerekmektedir.  Oysa çöpten sızacak sular yer altı sularını kirletecektir. Kurum müdürü, kontrol ve onay için gidecek mühendislere şunu söyler: “Olumsuz rapor vermeyin, raporu ona göre yazın”. Sonuçta şunlar şunlar yapılırsa olabilir raporu yazılır. Belediye son cümleyi okur ve tesisi kurulur.

Okul müdürlerinin bile yandaş olma kriterine göre seçildiği bir ortamda kamudaki bürokratlardan hiç kimse görevini tam yapmasını beklemesin. Unutulmasın yandaş olmak için hiçbir yetenek, meziyet, tahsil, tecrübe gerekmez. O yüzden yandaşların yüzde 95’i vasattır. Geri kalan yüzde bir-ikisi kurnaz, kalanı idealisttir.

Yıllar önce düşen bir yolcu uçağının baş pilotu için “Torpille” o göreve geldiği yazılmıştı. Diyecek bir şey yok. Okumuşlar örgütsüz, vatandaş memnun. Sonra kazanlar patlar, trenler raydan çıkar, gemiler batar…

BÜROKRASİ YOKEDİLİNCE

Geçenlerde Kilyos açıklarında bir gemimiz alabora oldu. 11 vatandaşımız hayatını kaybetti. Birkaç gün sonra Bursa’da bir boyahanenin buhar kazanı patladı, üçü Suriyeli beş kişi canını kaybetti.

Gemi kazası ile ilgili hiçbir tutuklama olmadı. Buhar kazanı patlayan fabrikanın sahibi ve ne hikmetse iş sağlığı ve güvenliği uzmanı tutuklandı.

Batan gemi ile basında okuduklarım benim için dehşet, kamuoyu içinse sıradan bir haber olarak gazetelerde yer aldı.  Okuduğum haberlerde geminin kaptanı, makinisti ve yağcısının gemide olmadığını yazıyordu. Gemi, Gemlik limanından kalkarken liman müdürlüğünün yaptığı kontrolde gemi mürettebat listesinde gözüken kaptan, makinist ve yağcı görevli memur ayrılır ayrılmaz gemiyi terk etmişler.

Tipik diploma kiralama vakası. Bilhassa eczacılar arasında çok görülen bir şey. Eczane açmak isteyen sermayedar bir eczacıyı sorumlu müdür yapar ve eczaneyi kalfalara teslim eder. Resmi ilan için çıkarılan gazeteler için de bu kural geçerli, Belli sayıda gazetecinin çalıştırılması gerekir.  O kadar gazeteci kadroda gösterilir.

Bu tür uygulamalar sürüp gider, kontrol edilmez, edilse de görülmez. Meslek odalarının da sesi çıkmaz. Bir olay pat lak verdiğinde hamamın namusu kabilinden birkaç haber ve soruşturma açılır, sonra unutulur, olay kapatılır gider.

İsimlerini yani mesleklerini, ya da karnelerini kiralayan ve kontrol öncesi gemiden inen üç kişi hakkında savcılıkça hiçbir işlem yapılmaması işin acı tarafı. Oysa ölen 11 kişinin ölümüne bu kişiler sorumluydu. Bu kişiler karnelerini kiralamasalar, gemide görünmeseler geminin limandan çıkmasına izin verilmezdi. İşin acısı bilhassa eski gemi sahiplerinin çoğunun bu yola başvurduğu gemiye binmeyen kaptan tarafından söylendi. Bu üç kişi ölüme sebebiyetten tutuklansa bir daha bu tür olayları yaşamazdık.

Gelelim buhar kazanı patlayan boyahaneye ve sonrasında yaşananlara. Buhar kazanı patlayan işletmeye yıllar önce bir-iki kez gitmiştim. Burada iplik boyanıyordu. Kimya mühendisi bir meslektaşım kısa bir süre çalışmıştı.  Bu boyahanenin makine parkı eskiydi, bölgenin arıtması yoktu. Bölgedeki tarlalarda kısa sürede boyahaneler yükseldi. Daha sonra bölge sanayi bölgesi ilan edildi. Bölgedeki sanayi tesisleri bir disipline sokulmaya çalışıldı.

Patlamanın tesirini arttıran kazanın üzerine bir kat çıkılmış. Oysa kazanın üstü açık veya yüksek bir çatının üstü ondülin gibi bir malzemeyle kaplanmalıydı. Daha önce Bursa Organize sanayi Bölgesi’nde patlayan kazan yan arsaya uçmuştu. Oysa bu işletmede kazandaki patlamanın etkisini arttıran kazanın üstündeki beton tabya oldu.

İşletmedeki en önemli makinelerden birisi olan kazanın her vardiyada ehliyetli bir kazancısı olması gerekirken burada önemsenmemiş. İşe yeni alınan Suriyelilerin eğitilmedi, çalışma izni olmadığı gün gibi aşikâr.

Peki, burası hiç kontrol edilmedi mi? Kim kontrol edecek? SGK müfettişleri kontrollere çıkamıyor, çıksa ne olacak. Kapatma yetkisi var mı? Büyükşehir Belediye başkanı sürekli olarak altı ay süre veriyordu. Kapatmaya kalkılsa kapatma kararı alan yetkililer kendilerine yer beğenirler.

Daha korkuncu ise Uludağ sanayi Bölgesi başkanının söyledikleriydi. Başkan: “Burada her evin altı bir imalathane. Birisi patlasa onlarca kişi hayatını kaybedecek” dedi.

Seksenlerden sonra bürokrasi iş dünyasına hizmet verecek şekilde dizayn edildi. İşini bilen, siyasetçileri kullanarak yükselmek isteyenler, hak etmediği makamlara gelmek, konumlarını milletvekilliği için kullanmak isteyenlerle doldu. Kimileri işini bilip zenginleşti. Reza’dan hediye almayan memur Teomanlar soluğu Gaziantep’te aldılar.

Kaçak maden ocağı olur mu? Ülkemizde olur. Daha doğrusu göz yumulur. Olmaz diyen memur olursa önce kulağı çekilir, denetlemek isterse sürülür.

Sonra ne olur, Avrupa’da birinci oluruz. Trafik kazalarında ölü ve yaralı sayısında AB ülkelerinin toplam ölü ve yaralı sayısını sollarız. İş kazalarında açık ara AB birincisi oluruz. Nedenini sormayız.

Hafriyat kamyonları ormana, göl ve dere kenarlarına hiç çekinmeden moloz bırakır, nasılsa cezası yoktur… Say say bitmez.

Bursa’nın bir ilçesinde iki binli yılların başında çöp toplama alanı belirlenecektir. Belediyenin seçtiği yer uygun değildir. Bir kamu kuruluşunun olumlu rapor vermesi gerekmektedir.  Oysa çöpten sızacak sular yer altı sularını kirletecektir. Kurum müdürü, kontrol ve onay için gidecek mühendislere şunu söyler: “Olumsuz rapor vermeyin, raporu ona göre yazın”. Sonuçta şunlar şunlar yapılırsa olabilir raporu yazılır. Belediye son cümleyi okur ve tesisi kurulur.

Okul müdürlerinin bile yandaş olma kriterine göre seçildiği bir ortamda kamudaki bürokratlardan hiç kimse görevini tam yapmasını beklemesin. Unutulmasın yandaş olmak için hiçbir yetenek, meziyet, tahsil, tecrübe gerekmez. O yüzden yandaşların yüzde 95’i vasattır. Geri kalan yüzde bir-ikisi kurnaz, kalanı idealisttir.

Yıllar önce düşen bir yolcu uçağının baş pilotu için “Torpille” o göreve geldiği yazılmıştı. Diyecek bir şey yok. Okumuşlar örgütsüz, vatandaş memnun. Sonra kazanlar patlar, trenler raydan çıkar, gemiler batar…

REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

LİDER HABER.... HABERİN LİDERİ...