Lider Haber

Türk Futbolundaki Yanlışlar

Türk Futbolundaki Yanlışlar
Ravşan Alioğlu
Ravşan Alioğlu( ravsan@liderhaber.com )
27 Ağustos 2019 - 20:03

Spor Toto Spor Ligin ikinci haftasında oynanan MKE Ankaragücü – İM Kayserispor maçı sonrası konuşan Kayserispor Teknik Direktörü Hikmet Karaman kulüp antrenörleri ve başkanlarının transfer konusunda baskı altında olduklarını belirtirken bu durumun değişmesi ve genç oyuncuların yetişmesi adına ‘’Tek takım düşsün, alttan 3 takım geri gelsin. Her teknik adam hiç korkmadan 17-18 yaşındaki oyuncuları oyuna sokacak’’ dedi. Şu an için kalitesinin düşmemesi için ligimizin 20 takımla oynanacağını düşünmüyorum. Ancak baskı konusunda Hikmet Karaman kesinlikle haklı. Yöneticiler, kulüp başkanları, teknik direktörler, futbolcular, hakemler… Bu işin içindeki herkesin üzerinde bir baskı var. Bizim başarı kriterimiz çok başka seviyede. Örneğin Fenerbahçe ligi ikinci sırada tamamladığı pek çok sezon sonunda hocasını kovmuştur. Büyük takımlar için sadece şampiyonluk başarı olarak algılanıyor. Diğer kulüplere baktığımızda işler kötü gittiğinde sürekli hoca değiştirdiklerini görüyoruz. Her sezon ligdeki 18 takımın en az 9-10’u hoca değiştiriyor. Türk hocalar kovuldukları zaman tazminat alamıyorlar. Hakemler üzerinde pek çok spekülasyon yapılıyor. Kulüp yöneticileri ve başkanlar yıldız sürekli yıldız futbolcu transfer etmek zorundaymış gibi taraftar baskısı altında işlerini yapmak durumunda kalıyorlar.  Bu baskı ortamı yüzünden ülkemizde futbolcu yetişmediğini düşünüyorum. Teknik direktörler işinden olmamak için genç oyuncu yetiştirmek yerine elindeki hazır futbolcuları tercih ediyor. Çünkü genç oyuncuları yetiştirmek için uzun bir zaman harcamak gerekiyor ve bu süreçte futbolcudan kötü performans alırsanız maçlar kaybedebilir ve Türkiye’deki mevcut yapıda işinizden olabilirsiniz. Bu nedenle her teknik adam genç futbolculara yönelmiyor. Ancak az olsa da ülkemizde genç oyunculara şans vererek bu riski alan hocalar da görüyoruz. Fatih Terim 2011-2014 yılları arasında Semih Kaya- Emre Çolak gibi genç isimleri parlatmıştı. Geçen sezon ise Ozan Kabak’a şans verdi ve Galatasaray bu oyuncudan hem iyi verim aldı hem de 11 milyon euro kazandı. Şenol Güneş de geçen sezon Dorukhan Toköz ve Güven Yalçın’dan iyi verim aldı. Ülkemizde futbola öyle bir bakış açısı var ki hemen başarılı olalım, hemen futbolcu çıkartalım istiyoruz. Dönem dönem parlayan genç oyuncular olduğunda taraftarlar destek veriyor ancak birkaç maç kötü gittiğinde oyuncular tepki görüyor ve zamanla unutuluyor.

Futbolcu yetiştiremiyoruz. Bizim futbol anlayışımız içinde en büyük yanlışlardan birisi de sürekli eleştirilen yabancı kuralı. Büyük bir kesim, takımların çok fazla yabancı futbolcu oynatmasından ve bu nedenle Türk oyuncuların yer bulamaması nedeniyle oyuncu yetiştiremediğimizi öne sürüyor. Ancak şöyle bir gerçek var: 14 yabancı kuralı illa 14 yabancı alacaksınız demek değil. İsterseniz kadronuzun tamamını Türk oyunculardan oluşturabilirsiniz. Böylelikle oyuncu yetiştirmek için elinizde iyi bir imkan bulunur. Herkes ilk 11’de 11 Türk oynatmak ister. Ancak neden hiçbir takım buna yönelmiyor? Çünkü Türk futbolunda rekabet var ve yabancı futbolcular, Türk futbolculardan daha iyi çalışarak formayı alıyorlar. Rekabet yokmuş gibii bir algı oluşturuluyor. Kim daha iyi ise o oynar. Mantıklı olan budur ve böyle oluyor. Kendisini geliştiren, çalışan Türk futbolcular zaten formayı kapıyor. Biz bu yabancı sınırı ile 2016 Avrupa Şampiyonasına gittik. Cenk Tosun, Cengiz Ünder, Ozan Kabak gibi daha sayamadığım pek çok isim bize göre astronomik rakamlara Avrupa’ya gitti. Bunun yanında yüksek paralara Ndiaye, Josef De Souza gibi isimleri de sattık. Bu yabancı sınırı uygulanırken Beşiktaş Şampiyonlar Liginde İkinci Tura çıktı. Sorun İstiklal Marşı’nı okuyacak kimsenin olmaması mı yoksa milli takıma oyuncu yetişmemesi mi? Üstelik sadece milli takımı düşünerek hareket edemeyiz? Dünya’nın hangi gelişmiş ülkesinde yabancı sınırı var? Eğer yabancı sınırı gelecek olursa ligimizde biraz iyi oynayan Türk futbolculara yüksek rakamlar ödenecek ve o oyuncuların birçoğu elde patlayacak. Bunun örneklerini daha önce çok gördük. Tarık Çamdal, Mustafa Pektemek gibi isimler performans göstermemelerine rağmen yaptıkları yüksek kontratları bırakmadılar.  Eğer ligimizin kalitesinin artmasını istiyorsak yabancı sınırı ile uğraşmamalıyız. Yabancı sınırı olursa kimse oyuncu yetiştirmekle falan uğraşmayacak sürekli hazır oyuncuya yönelecek. 14 yabancılı yabancı kuralı ile Avrupa’ya pek çok oyuncu sattık ve iyi de paralar kazandık. Niye bunu kimse göremiyor? Yabancı sınırı serbest bırakılırsa futbolcu satışından büyük gelirler elde edebilir ve Şampiyonlar Liginde Avrupa’nın devleriyle mücadele edebilir seviyeye gelebiliriz. Hem ligimizin de kalitesi artar. Serbest yabancı kuralı ile ligimizin dünyanın en iyisi olmasını beklemek hayalcilik olur ama yıldız adayı futbolcuların üst liglere gitmek için burayı bir basamak olarak görmesini sağlayarak bundan çok büyük gelirler elde edebiliriz. Yıllardır Benfica, Porto, Sporting Lizbon gibi takımlar bunu çok başarılı bir şekilde uyguluyor ve oyuncu satışından önemli paralar kazanıyorlar. Dünya scouting sistemine çoktan geçti bile. Ayrıca geçen sezon Ajax’ın başarısından sonra şampiyon olan takımımızın Şampiyonlar Ligine doğrudan katılımının devam etmesi için acilen Avrupa’da başarılı olmamız gerekiyor. Bu sene Galatasaray’ın performansı belirleyici olabilir.

LİDER HABER.... HABERİN LİDERİ...

porno sex brazzers porno hd porno porn porno seyret hack forum

betmarino aresbet betnano asyabahis mroyun bahigo mobilbahis bets10 imajbet betper